Geleceğimiz Arıların Elinde!

May 20

Üniversitemiz Arıcılık Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) “Dünya Arı Günü” dolayısı ile “Arılar Olmazsa Yarınlar Olmaz” adı altında telekonferans düzenledi.

Şehrimizden ve ülkemizin çeşitli bölgelerinden katılımın olduğu telekonferansta; DAGEM Müdürü Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu “Bal Arıları ve Çevre”, DAGEM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Münir Uçak “Arılar Mercek Altında” konu başlıklarında sunum yaparken Üniversitemiz Meslek Yüksek Okulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Arıcılık Programı Öğrt. Gör. Merve Kambur Acar ise “Tozlaşmada Arıların Rolü” hakkında bilgi ve birikimlerini katılımcılarla paylaştı.

Sürdürülebilir bir yaşam, sağlıklı gıda ve çeşitliliği için arıların öneminin vurgulandığı etkinlikte; arının çevre ve bitki ile bütünlüğü ele alındı. Tarımda kullanılan ilaçlamaların arı zehirlenmelerine neden olacağına vurgu yapılan konferansta, klorlu ve karbamat grubu bileşiklerin ya da pretroid grubu bileşiklerin kombine edilerek kullanılması sonucu bu pestisitlere temas eden arılarda zehirlenmelere neden olduğunun altı çizildi.

Pestisitlerin bal arılarında önemli kayıplara neden olduğunun üzerinde önemle duran konuşmacılar, özellikle karbamatlar, organofosfatlar ve klorlanmış hidrokarbonlar içeren birçok pestisitin genetoksit etkiye sahip olduğunu katılımcılarla paylaştı. Pestisitler, küresel iklim değişiklikleri ve ağır metallerin arılar üzerinde doğrudan etkili olduğunun altını çizen konuşmacılar, ormanların, çiçeklerin ve biyolojik çeşitliliğin arıların yaşamını etkilediğini ifade etti.

Bu pandemi sürecinde insanların doğaya ne kadar zarar verdiğinin anlaşıldığına da değinin konuşmacılar, insanların eğer bir daha böyle salgın hastalıklarla karşılaşmak istemiyorsa çevresine ve doğaya daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı. 

Bal arılarının olduğu yerlerde eğer aşırı tozlaşma ya da ilaçlama varsa arıların tozdan dolayı yön bulama duyargalarının kaybolacağını, ilaçlamadan dolayı ise zehirlenmelerin olacağının anlatıldığı telekonferansta, arıların doğadan azalması ya da yok olmasının ciddi sonuçlar doğuracağının altı çizildi. Ayrıca elektromanyetik dalgaların arıların yön bulmasına olumsuz etki edeceğini ve bu yüzde arı kolonilerin bu alanlardan uzak yerlere koyulması gerektiği söylendi.

Çiçekli bitkilerin neslinin devam ettirebilmeleri için polinasyonun zorunlu bir eylem olduğunun anlatıldığı programda, bitkiler ve arılar arasında milyonlarca yıl öncesine dayanan büyük bir iş birliğinin olduğu anlatıldı. Yeterli polinasyonun olmayışı meyve ve sebzelerin şekline ve tadına da etki edeceğini vurgulanarak, bu dengenin korunması için herkesin duyarlı olması gerektiğiistendi.

Katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan konuşmacılar, herkesin Dünya Arı Günü’nü kutlayarak telekonferansı sonlandırdılar.